Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu, Kuvayı Milliye Meydanı’nda Lozan Antlaşmasının yıl dönümünde milletle buluştu.
Milletin Sesi Mitingine Balıkesir İl ve İlçelerinden yüzbinlerce kişi Akın etti. Neredeyse Balıkesir’de ilk kez bu kadar büyük bir miting gerçekleştiren Kılıçtaroğlu Balıkesirlilere teşekkür etti.
Milletin Sesi mitinginde konuşan CHP Lideri
Kılıçdaroğlu, “Toplandığımız meydan sıradan bir meydan değil. Kuvayi Milliye meydanı diyoruz bu meydana. Kuvayi Milliyeciler var bu meydanda. Lozan Anlaşması’nın 99. yılını kutluyoruz. 99 yıl önce Sevr’i yırtıp çöp sepetine atan bir süreci yaşıyoruz. 99 yıl önce yaşadık. Bugün bu süreci büyüterek sürdürüyoruz. Dün Bursa’daydım. Söz verdim onlara. Şimdi Kuvayi Meydanı Milliye Meydanı’ndayız. Kuvayı Milliye’nin başkentindeyiz. Balıkesir’deyiz. Meclis açıldığında ilk yapacağımız iş Lozan’ın kabulünün yıl dönümünü bayram ilan etmelidir. Bayram ilan edeceğiz. Bu teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na getirirken kimlerin vatansever olup olmadığını, kimlerin milliyetçi olup olmadığını, kimlerin bu ülkenin taşı toprağı için gözünü kırpmadan canını verebileceğini hep beraber göreceğiz. O gün Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunu izlemenizi isterim. Birlikte izleyeceğiz. Beraber izleyeceğiz. Lozan’ın ne olduğunu yedi düveli anlattık. Ama henüz kendi ülkemizde bazı çevreleri anlatamadık. Onu da anlatacağız. Dediğim gibi Türkiye sıradan bir ülke değildir. Türkiye’nin özelliği bütün mazlum milletlere örnek olan ülkedir. Türkiye bütün mazlum milletlere önderlik yapıp Kuvayi Milliye Savaşı’nı yani bağımsızlık savaşını veren ülkedir. Dikkat buyurun. Türkiye’de cumhuriyet kurulduktan sonra bütün mazlum milletlerin cumhuriyet kurduğunu görüyorsunuz. Bu önemlidir. ve biz bu önemin gereğini yapmak zorundayız” Diye konuştu.
Hak, hukuk ve adalet mücadelesinin mimarı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçtaroğlu şu sözlere yer verdi.
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak yani devleti kuran bir parti olarak iki kırmızı çizgimiz var. Vatanımız ve bayrağımız. İki kırmızı çizgimiz var. Onun dışında kimliği ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, yaşam tarzı ne olursa olsun vatanına ve bayrağına bağlı olan herkes benim başımın üstünde yeri var. Madem ki Kuvayi Milliye Meydanı’nda konuşuyoruz. Bugün geldiğimiz nokta bugün geldiğimiz noktada kutuplaşan bir toplum var. Dış politikanın şahsileştiğini görüyoruz. Birilerinin iradesine göre dış politikanın oluşturulduğunu görüyoruz. Dış politikanın milli olmaktan çıkarıldığını görüyoruz. Ağır bedeller ödüyoruz. Devletin yapısında ciddi bir çürüme var. Devlette liyakat kalmadı. Devlette liyakat ve adalet istiyoruz. Dolayısıyla bizim görevimiz devleti yeniden inşa etmektir. Bunu yapacağız. Artık bugün hangi görüşten olursa olsun, hangi bölgede olursa olsun herkes artık bugün hak diyor, hukuk diyor, adalet diyor. İnanın ve bize güvenin. Bu ülkeye hakkı, hukuku ve adaleti mutlaka getireceğiz. O rüşvet alan büyükelçileri sizlerin takdiriyle Allah’ın izniyle iktidar olduğumuzda derhal görevlerinden alacağım, derhal. Uyuşturucu baronları, onlarla mücadele edeceğim. Gencecik evlatlarımızı zehirliyorlar. Biz ülkemizin çıkarları için çalışıyoruz. Ülkemizin çıkarları için mücadele ediyoruz. Gencecik evlatlarımız için mücadele ediyoruz. Onların bir köşeye atılmalarını onların dikkate alınmamalarını onların umutlarını yurt dışında aramalarını içimize sindiremiyoruz. Biz beraber olmak zorundayız. Birlikte olmak zorundayız. Birlikte mücadele etmek zorundayız. O nedenle Kuvayi Milliye Meydanı’nda bir kez daha söylüyorum. Bize güvenin. Bize inanın” Diye konuştu.
İktidar olduklarında Çiftçilerin sorunlarını çözeceğine söz veren Kılıçdaroğlu, “Çiftçilerin sorunu var. Çözeceğiz. İktidar olduğumuzda ilk yapacağımız iş, ilk bir hafta içinde çiftçilerin ister bankalardan ister tarım kredi kooperatiflerinden çektikleri kredilerin faizlerini sıfırlayacağız. Sıfır faiz. Faizlerini sıfırlayacağız. Rahat edecek çiftçi kardeşim. Ayrıca havza bazlı planlama yapacağız. Kim neyi ekecek, neyi bitecek hep biz bileceğiz. Hiçbir çiftçinin ektiği ürün, beslediği hayvan dolayısıyla zarar etmesine asla izin vermeyeceğiz. Varsa yazın çiftçi kardeşlerim yazın bir tarafa. Kılıçdaroğlu sözü deyin. Çiftçiyim, ekiyorum, biçiyorum deyin. Hayvan besliyorum deyin. Balıkçılık yapıyorum deyin. Ben zarar edecek miyim? Hayır kardeşim. Alın teri döküyorsun, üretiyorsun. Kazanacaksın. Sen üretmezsen milyonlar aç kalır. Sen üretmezsen biz dışarıdan alırız. Sen üretmezsen seni değil dışarıdakileri zengin ederler. Ama bizim felsefemiz nedir? Bu ülkede alın teri dökenin kazanmasıdır. Alın teri döken kazanacak” dedi.